Bu işler öyle basit işler değil. Öyle medyanın bize gösterdiği gibi de değil. Şundan emin olun ‘bakmak ile görmek’ arasında büyük far vardır. Ne Türk futbolu ne de dünya futbolu %100 temizdir diyemem. Ama şu anda ‘Fenerbahçe merkezli’ gösterilmek istenen ‘Şike Operasyonu’nun da göründüğü gibi olmadığını düşünüyorum.

Neden böyle düşünüyorum? Çünkü söz konusu konuşulan maçlar, rakipler, satın alındığı söylenen oyuncular – yöneticiler vs. bunlara baktığınızda taşlar yerine oturmuyor. Konuşulan maçlar arasında Bucaspor – Fenerbahçe, Sivasspor – Fenerbahçe, Eskişehirspor – Fenerbahçe, Gençlerbirliği – Fenerbahçe maçları konuşuluyor. Bu maçların hepsine baktığınızda, Fenerbahçe takımının nasıl mücadele ederek oyunu kazandığını, oyun içerisinde nasıl gel-gitlerin olduğunu çok iyi görürsünüz. Hatta sadece bu maçlar değil, ligde oynanan 34 maça baktığınızda da gerçekleri çok net görürsünüz. Mücadeleyi, azmi, arzuyu, takım ruhunu, inanmışlığı, kenetlenmeyi görürsünüz. Ama tabiî ki görmek isterseniz.

Şu anda soruşturması devam eden bir konuda, bazı medya organları kendilerine servis edilen soruşturma evraklarından tefrikalar yayınlıyorlar. Anayasa’nın 38. Maddesi ‘suçluluğu ispatlanıncaya kadar herkes suçsuzdur’ demesine rağmen bazı kesimler çoktan suçladı, yargıladı ve hükmü verdi. Böyle rezalet olmaz. Adalet kurumları ne yapıyor. Neden buna izin veriliyor? Neden ‘düzensizlik ve suçun engellenmesi’ amacıyla hareket edildiği söylenirken, diğer taraftan farklı bir düzensizlik ve suça imkan veriliyor.

Bugün Fenerbahçe merkezli gösterilen ve ‘o şöyle demiş, bu böyle demiş, şu öyle yapmış’lar üzerine kurulan bir soruşturmada herkesi aklını başına almaya davet ediyorum. Bir futbolcunun evini satmaya çalışması ve bununla ilgili yaptığı görüşmeyi ‘şike delili’ diye ortaya atanlar, başka bir futbolcunun ‘aldığı şike paralarını (!) sayarken görüntüleri var’ diyenler, bilerek topu auta attı diyenler, Fenerbahçe oynadığı maçlarda şike yaptı diyenler neredeler? Bunların birer birer boş şeyler olduğu ortaya çıkarken, gerisinin de geleceğini ve adaletin yerini bulacağını düşünüyorum.

Ayrıca, Fenerbahçe’nin şike yapıp aldığı (!) iddia edilen oyuncuların, bahsi geçen maçlardaki performansı ve Fenerbahçe’ye karşı attığı yada attırdığı goller de ‘dünyada bilinen şike yapma yöntemlerine (!)’ yeni bir literatür ekliyor herhalde… Böyle saçmalık olmaz. Sen oyuncuya şike yap diye para vereceksin, o gelip sana bir gol atacak, bir de gol attıracak. Enteresan… Bu işler bu kadar kolay olmamalı, bu kadar basit suçlamalar, bu kadar baştan savma ‘delil oluşturma’ olamaz.

Neticede öyle yada böyle devam eden ve saçma sapan birçok uygulamaya izin verilen bir soruşturma var. Bunun sonunda elbette birilerinin canı çok yanacak. Açık söyleyeyim, Fenerbahçe bunun neresinde olursa olsun, verilen karardan Fenerbahçe nasıl etkilenirse etkilensin bizlerin, Fenerbahçe taraftarının, camianın oyuncularımıza, teknik ekibimize güveni tamdır. Onların emeğini biz gördük, birlikte yaşadık. Bu işin sonunda Fenerbahçe’yi amatör kümeye bile düşürseler, Fenerbahçe sokak arasında bile maç yapsa biz kaldırıma çıkar yine Fenerbahçe’yi destekler ‘Yaşa Fenerbahçe’ diye bağırırız. Ne olursa olsun, Fenerbahçe’yle oyun oynanmaz, Fenerbahçe’yle başa çıkılamaz.

Fenerbahçe’yi bu olayların içinde gösterme ve suçları üzerine yıkma çabası ile gelecek bir ceza, Fenerbahçe’ye değil, Türkiye’ye verilecek bir ceza olacaktır. Bunun hem ekonomik, hem de sosyal etkileri düşünülenden daha fazla olacaktır. Tüm Türkiye şunun farkına varmalıdır: Fenerbahçe bu ülkenin can damarıdır. Can damarı kesilen bir organizma yaşayamaz!

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.