İçim sıkıldı yemin ederim… Kaç gündür bu yaban ellerde kalmaktan, bıktım usandım. Yine bir havaalanında, yine bir uçuşu beklerken, uçaklar inip kalkarken uzaklara doğru bakıyorum… Frankfurt’un, hatta Avrupa’nın sıkıcı ve kapalı havası içimi iyice bunalttı. Neredeyse Haziran geldi, ama Avrupa’da hala kış var!

Arkadaş, 10 gündür memleketten uzaktayım… Ayrılırken memleket günlük güneşlik, cıvıl cıvıldı… Avrupa’ya adım attık, ne güneş kaldı, ne de iç acıcı bir ortam… Sıkıcı, bunaltan, kapalı bir hava. Bu Avrupa’daki kötü ekonomik şartlar, insanların ruh dünyasını bunaltıcı bir hale getirdiği gibi, sanırım havaları da etkilemiş! Nasıl şeydir anlayamadım doğrusu… Sürekli yağmur, sürekli gri bulutlar..

Bir kez daha “memleketimin değerini” anladım. Şu ayrımcılık yapan, aklı fikri başka şeylerde olan ve memleketi beğenmeyen şerefsizleri getirip bir ay şurada tutmak lazım. Bakın ondan sonra böyle yapıyorlar mı? Nihat Doğan’ın dediği gibi “memleketimin koyunları bile bir başka me’liyor”

Havasına, suyuna,
Taşına toprağına,
Bin can feda bir tek dostuma,
Her köşesi cennetim,
Ezilir yanar içim
Bir başkadır benim memleketim!

Ne güzel de anlatıyor şarkıda… Hakikaten öyle… İple çekiyorum dönmeyi. Şöyle parlayan güneş, cıvıl cıvıl bir ortam… Hatta güneşin sıcaklığından bunalmak istiyorum. Üstüme üstüme gelen kalabalıklara karşı yürümek ve kalabalığın bile zevkini çıkarmak istiyorum. Burada sokaklar da, insanlar da ıssız…

Velhasıl arkadaş, ben memleketimi özledim…

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.