Ne demişti birkaç hafta önce AKP’nin Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

‘Önümüzdeki süreyi çok iyi değerlendirmeliyiz. Tüm bakanlarımızdan 180 günlük kısa vadeli bir eylem programı istedim. Bu yıl sonuna kadar il teşkilatlarımız, ilçe teşkilatlarımız, belde teşkilatlarımızın tamamını güncelleyeceğiz. Yeniden gözden geçireceğiz; çünkü ortada bir metal yorgunluğu var. Bunu aşmamız lazım. Onun için de çok daha dinamik ekiplerle inşallah 2019’a hazırlanmamız gerekiyor’

AKP’nin, teşkilatlarının ve görevde olan pek çok yetkilisinin “kibir” ve “güç sarhoşluğu” içinde olduğunu, bu durumu düzeltmeleri gerektiğini kendi ağzıyla söyledi. Belki de çok önemli bir tespitti bu! Sonrasında da bu metal yorgunluğu (!) gerekçesiyle en önemli görülen Belediye Başkanlarını görevden aldı. Sevgili Melih Başgan da arada harcandı (!); acımız büyük!!!

Bir Ankaralı olarak Sayın Cumhurbaşkanı’nın belirttiği metal yorgunluğu gerçeğine sonuna kadar katılıyorum. Başta AKP’nin çok övündüğü belediyeleri olmak üzere, hizmet vermeye çalışan neredeyse tüm birimlerinde bir dejenerasyon mevcut. Bana göre değiştirilen başkanlar dışında, hizmet verdiği söylenen kadroların da değiştirilmesi lazım! Neden mi? Yaşadığım bir tecrübe üzerinden örnek vereyim:

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) ekipleri Ağustos ayı başında tamirat yada bakım yapmak için evimin bulunduğu sokağı kazdılar. İşlerini bitirdikten sonra kazdıkları sokağı gelişi güzel şekilde -sözde- kapattılar. Sokağın ortasında 4 tane kazılmış ve gelişi güzel, kapatıldığı düşünülen çukur kaldı. Bizim oralarda, bir yeri nasıl bulduysan öyle bırakmak gibi bir adet vardır. Ama bu durum Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ ekiplerinin adeti değil! Dedim ya bizim oraların… Ben de bugün yarın düzeltirler diye bekledim. Baktım Ağustos ayı sonu geldi ama ilgilenen yok; Belediye ve ASKİ’ye durumu ilettim! Dedim ki; “Eylül ayı geldi, yakında yağışlar başlar. Bu toprakla örtülen yerler yağıştan aşınır, çukurlar derinleşir ve sıkıntı olur. Zaten halihazırda sokakta sorun yaşıyoruz, iki gün sonra yağışlar nedeniyle daha da sıkıntı yaşarız. Lütfen gelin şunu halledin. Nasıl bulduysanız öyle bırakın!“.

Tabi hemen otomatik yanıtlar geldi. “Konuyu ilgili ekiplerimize ilettik“, Ekiplerimiz hemen ilgileniyor“, “Ekiplerimiz iş planına alıp hemen gereğini yapacak!“… Mesajlar geldi ama ekipler gelmedi… Mesajların üstünden 2 ay geçti. Yine kimse yoktu. Sonra işi bir de BİMER’e ilettim. Belki “yukarılardan (!) birşeyler gelirse” ilgilenirler diye… Oradan da yine otomatik mesajlar geldi… Üstünden bir hafta daha geçti yine ne gelen var, ne giden. Tekrar belediyeye yazdım. Tabi artık buradaki gibi değil…. Ağzıma ne geldiyse… Ne cevap geldi biliyor musunuz?: “Başvurunuz değerlendirilmiş olup, Şube müdürlüğümüz teknik ekiplerimizce kontroller yapılıp ,mevsim şartları göz önünde bulundurularak çalışma proğramı doğrultusunda talebinizle ilgili çalışmalar planlanacaktır“. Yani diyorlar ki, “Ekiplerimizin keyfi gelirse yaparlar. Sen ne yaparsan yap!

Tabi arada bunların Twitter hesaplarından yazdım, resimler attım. Sallayan eden yok!

Bunlar böyle yapınca daha da sinirlendim. Bir de bunların ALO 153 hattını aradım. Yine standart kaydınızı alıyoruz vs gibi standart laflar. Ha bu sefer bir de WhatsApp şikayet hattı numarası verdiler. Resimleri atın diye! Tekrar attım. “Dosyaya eklenecektir” diye bir cevap verdiler.

Biz vatandaş olarak bekliyoruz! Hem Belediyenin hizmet vermesini, hem de 2019’u… Malum AKP ve belediyeleri 2019’a nasıl hazırlandıklarını çok güzel gösteriyorlar. Biz de onlara 2019’da göstereceğiz! Öyle büyük laflar etmeyle, “BİZ BİLİRİZ” nidaları atmayla olmuyor bu işler! Türkiye’nin başkentinde, başkentin göbeğindeyiz ama bulunduğumuz yerin ücra köylerden farkı yok!

Ben daha birşey söylemiyorum. İşte görüntüler ortada! Siz karar verin: Burası başkent Ankara’nın göbeğinde bir yer mi; yoksa ücra, kuş uçmaz kervan geçmez bir yer mi?

SANDIKTA GÖRÜŞÜRÜZ TAYYİP BEY!

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.