“Mazinde bir tarih yatar, Yaşa Fenerbahçe… Ne mutlu seni sevene, Yaşa Fenerbahçe…” Dün gece bütün Türkiye bu sözleri tekrarladı. Sivas’da gün boyu süren yağmur gibi, damla damla geldi Fenerbahçe’nin şampiyonluğu. Fenerbahçe’mize şampiyonluk hayırlı olsun.

Bu güzel duygunun tarifini, anlatacak doğru sözlerini bulmak açıkcası gerçekten zor. Binlerce kişinin tek bir ağızdan, yürekten haykırıyordu. Şampiyon Fenerbahçe… Fenerbahçe önemli bir şampiyonluk kazanmıştır. 9 puan geriden gelip, mutlu sona ulaşmıştır. Son 10 yıldaki 5. Şampiyonluğunu kazanan Fenerbahçe, ayrıca 5 senede de kaybettiği iki şampiyonlukla Türkiye’de futbola damgasını vurmuştur.

Sabah erken saatlerde kalkıp, bir şeyler yedikten sonra Şampiyonluğa giden yol da başladı. Zaman zaman güneşli, zaman zaman sağanak yağmurlu yolun ardından Sivas’a varabildim. İslam Çupi’nin söylediği sözdeki gibi; “Fenerbahçe’nin ne kupa, ne şampiyonluk büyüklüğü olduğunu, Fenerbahçe büyüklüğünün başka bir büyüklük olduğunu ve adının konamayacağını” gözlerimle Sivas’a varınca tekrar gördüm. Her yer karnaval yeri gibiydi. Her yerde Fenerbahçeliler geziyor, Sivas şehri Fenerbahçe ile tekrar can buluyordu. Esnafın yüzü Fenerbahçe ile gülüyor, şehirde yaşayanlar Fenerbahçeliler ile coşuyordu. Hatta bir arkadaşım diyordu ki: “Artık şehirler Olimpiyatlar gibi, son maçı Fenerbahçe ile oynayabilmek için birbiriyle yarışacaklar…” Fenerbahçe bereketi işte böyle bir şeydi.

İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Çanakkale, Kayseri ve daha birçok şehirden gelmişti Fenerbahçeliler… Sokaklarda eğleniyor, tezahüratlar yapıyorlardı. Tabii burada Sivaslıların konukseverliği ve yarattıkları muhteşem ortamdan da bahsetmeden geçmemek lazım. Fenerbahçeliler ve Sivassporlular yan yana yürüyor, birlikte eğleniyor ve tezahüratlar yapıyorlardı. Belki de Türkiye’de olması gereken tablo, Sivas’da yaşanıyordu.

Sokaklarda tüm bu coşku ve eğlence yaşanırken, yoğun şekilde yağan yağmura aldırış eden kimse yoktu. Tepeden tırnağa ıslanan herkesin gözleri ışıl ışıldı. “Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi sıra geldi şampiyonluğa, haydi bastır şanlı Sarı Kanarya…” İşte belki de günün özetini bu sözler yapıyordu.

Stada giriş gerçekten çok zor oldu. Maç öncesinde şehirde yaşadığımız tüm güzel şeyleri, adeta alıp götüren bir tablo vardı girişlerde. Stad personeli, güvenlik görevlileri bu izdiham ve duruma alışık olmadıkları için ciddi şekilde organizasyon sıkıntısı yaşandı. Biber gazları ve yaşanan arbede sonrasında içeri girmeyi başarabildik.

Maç başlamadan başladı tezahüratlar… Şampiyon sesleri… Maçın başlamasından itibaren hiç susmadı… Daha maçın başında sayılabilecek bir zamanda gelen Andre Santos’un golü coşkunun fitilini iyice ateşlemişti. Ardından yenilen gole rağmen tribünlerde coşku hiç bitmiyordu. Sahadaki futbolcular gibi, taraftar da artık şampiyonluğa inanıyor ve geçmişte yaşanan talihsizliğin yaşanmayacağına inanıyordu. İlk yarının son dakikalarına girilirken, Selçuk’un şutu ile tekrar Fenerbahçe öne geçiyor ve artık şampiyonluk kutlamalarının başlamasına neden oluyordu. Tribünlerde devreye girilirken büyük coşku vardı. İkinci yarının başında Alex’in attığı muhteşem frikik golü de tam önümüzde oluyor, bize verilen büyük bir hediye gibi geliyordu. Ondan sonra yenilen bir gol ve ardından Yobo’nun attığı gol, artık şampiyonluğu perçinliyordu. Bitiş düdüğüyle birlikte, tekrar edilen tek bir cümle vardı. Şampiyon Fenerbahçe…

Sen bizim ‘Kocaman’ gururumuzsun…

Geçen sene bu zamanları hatırlayınca, büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü vardı. Ve o sıkıntılı dönemin ardından takımın başına geçen Aykut Kocaman, zor bir görevin başında olduğunu biliyordu. Ama bugün Fenerbahçe O’nunla şampiyon oldu. Ve bugün bir milat olacak, bundan eminim… Fenerbahçeli, Fenerbahçe’nin içinden gelen, camianın her şeyini bilen ve belki de Fenerbahçe’de devrimi yaratabilecek, temelleri oluşturabilecek bir isim Aykut Kocaman… Johan Cruyff’un Barcelona’da yaptığını, Fenerbahçe’de yapabilecek olan isim Aykut Kocaman… Çocukluğumuzda duvarlarımızda posterleri asılı olan Kral Aykut Kocaman… Sen bizim ‘Kocaman’ gururumuzsun…

Ve emeği geçen herkese…

Bu şampiyonluk öyle kolay olmadı tabi… 9 puan geriye düşüldüğünde, “artık bitti bu iş, seneye bakalım” denilirken onlar şampiyon oldu… Başta Alex de Souza olmak üzere, bu şampiyonlukta emeği olan, büyük özveri gösteren Emre Belözoğlu, Gökhan Gönül, Mehmet Topuz, Volkan Demirel ve tüm futbolculara, yöneticilere, kulüpte A’dan Z’ye görev yapan herkese ve tüm Fenerbahçeli arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu gurur hepimizin… Yaşa Fenerbahçe…

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.